Kalp Kapakçığı Hastalığı

Kalp Kapakçığı Hastalığı

Kalp kapakçığı hastalıkları iki şekilde oluşabilmektedir. Birincisi doğuştan olanlar ve ikincisi de sonradan olanlardır. Doğuştan olan kalp kapakçığı hastalıkları bebeğin vücut organları oluşmaya ve gelişmeye başladığı süreçte olur. Çocukluk döneminde ise çocuğun geçirdiği akut eklem romatizmasının yarattığı bir durum da olabilir. Bu eklem romatizması çocuktaki bir boğaz enfeksiyonundan ileri gelebilir.

Bu süreçte bebeğin kalp kapakçığında çeşitli nedenlerle sorunlar görülür. Mesela kalp kapakçığında daralmalar görülür. Ya da işlev bozukluğundan dolayı kalp kapakçığında yetmezlik olur. Bu sorunlardan dolayı kalp kapakçığı işlevsel bir şekilde açılıp kapanmazlar ve fonksiyonunu tam olarak yerine getiremezler. Getiremeyince de kapakçık içinden geçen kan miktarında azalma olur. Kalp bu durumda pompalaması gereken kanı pompalayabilmek için daha fazla efor sarf eder ve yorulur. Böylelikle kalbin temel fonksiyonlarında bozulmalar görülür.

Diğer yandan kalbin sağ ve sol bölümleri vardır. Bu bölümler arasında bir duvar vardır ki bu duvar kirli ve temiz kanın birbirine karışmasını engeller. Fakat kalp kapakçıkları sorunlu olan kişilerde bu duvarda delikler vardır ve kirli ve temiz kan birbirine karışır.

Bu hastalığın teşhisini elbette ki kalp doktoru yapacağı tetkiklerle tespit edecektir. Kalp duvarındaki deliklerin çok büyümüş olması hasta için elbette ki olumsuz bir durumdur. Bu durum kalbin büyümesine yol açar. Büyüyen kalp çabuk yorulur.

Sonradan oluşan kalp kapakçığı hastalıklarının temel nedenleri ise genelde mikroplardan kaynaklıdır. Şöyle ki kanda dolaşan kalp normalde herhangi bir mikrop içermez. Fakat çeşitli enfeksiyonların etkisiyle ( diş iltihabı, bademcik iltihabı, idrar yolları iltihabı v.b. ) kana mikrop karışabilmektedir. İşte kana karışan bu mikroplar kimi durumda kalp kapakçıklarına bulaşır ve kapakçıklarda enfeksiyon oluşturur. Bu enfeksiyonlar zaman içinde kalp kapakçıklarının düzgün açılıp kapanmasını zorlaştırır hatta işlevini bozar.

Kalp kapakçıklarında sorun olan hastalarda nefes darlığı, yüzde, dudaklarda ve parmaklarda morarma olur. Ayrıca bu hastaların böbreklerinde çalışma bozukluğu da görülür. Mide bulantıları, karaciğer büyümesi ve ayaklarda su birikmesi diğer belirtilerdendir. Daha ileri durumlarda akciğerler de bu durumdan olumsuz etkilenebilir.

Hastalığın teşhisinde doktor hastanın kalbini dinleyerek kalbin çıkardığı sesten hastalığı teşhis edebilir. Ayrıca çeşitli görüntüleme yöntemleriyle de ( anjiyografi ve elektrokardiyografi ) hastalık teşhis edilebilir.

Hastalığın tedavisinde öncelikle erken teşhisin çok önemli olduğunu belirtmek gerekir. Geç teşhislerde hastanın kaybedilme riski çok daha fazladır. Öncelikle antibiyotik tedavisi uygulanarak kalp kapakçıklarındaki enfeksiyon temizlenmeye çalışılır.

Ayrıca hastanın beslenmesine de dikkat etmesi gerekir. Olabildiğince tuzdan ve tuzlu yiyeceklerden uzak durmasında fayda vardır. Çünkü tuz kalbin yorulmasına yol açar. Tuz alımı minimuma indirilmelidir. Sıvı alımına da dikkat etmek gerekir. Fazla sıvı alımı kalbi yine zorlayan bir etkendir. Hekimin vereceği ilaçlarla vücuttan sıvı atılımı daha da kolaylaşacaktır.

Kimi zaman hastalıkla ilgili belirtilen hiç geçmez ve daha da artar. Bu durum hasta ile ilgili hayati bir tehlikeyi de ortaya çıkarır. Dolayısıyla hastalığın ilerlemesi durumunda hastaya kalp kapakçığı ameliyatı yapılabilir. Bu ameliyatta kalp kapakçığı ya düzeltilir ya da değiştirilir.



Sağlık

Kürtaj Yöntemleri Nelerdir?

Kürtaj Yöntemleri Nelerdir?

Kürtaj yöntemleri üç türlüdür: cerrahi kürtaj, tıbbi kürtaj ve kimyasal kürtaj. Bunları aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz:   A. Cerrahi Kürtaj   Bunlar, invaziv bir prosedürü içeren kürtajlardır. Başlıca cerrahi prosedürleri arasında şunlar bulunur:   1. Emme Aspirasyonu: Gebeliğin ilk üç ayında en sık kullanılan prosedürdür. Kürtaj görevlisi, annenin rahmine bir emme borusu (son derece keskin bir uçlu, hortuma benzer bir vakum) yerleştirir. Emme ve...
Gripten Korunmanın En İyi Yolları

Gripten Korunmanın En İyi Yolları

Havaların soğuması ile birlikte grip te kendini göstermeye başladı. Havaların soğuması ile oluşan ani ısı değişikliğinde grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara neden olmakta, akabinde halsizlik, yorgunluk ve baş ağrıları ortaya çıkmaktadır. Tüm hastalıklarda olduğu gibi gripten korunmak için de sağlıklı ve doğru beslenmek ilk şarttır. Her hastalıkta olduğu gibi gripten korunmak için de temizlik ilk şarttır. Bu nedenle eller sık-sık yıkanarak...
Hipotiroidi Belirtileri

Hipotiroidi Belirtileri

Hipotiroidi belirtilerini ilk başlarda fark etmek kolay olmayabilir. Çünkü belirtileri yavaş bir şekilde başlar. Bu belirtiler genelde bitkinlik gibi genelde görülen belirtilerdir. Çünkü bu belirtiler yaşlanma ve stres gibi nedenlerden de oluşur.   Hipotiroidi belirtileri tiroid bezi doğru bir şekilde çalışmadığında görünmeye başlar. Bu durumda yeterli tiroid hormonu üretilmez. Tiorid hormonunun yeterli düzeyde üretilmesi birçok vücut fonksiyonunun doğru...
Muz Kabuğu İle Diş Beyazlatma

Muz Kabuğu İle Diş Beyazlatma

Muz kabuğu ile dişlerinizi beyazlatabileceğini biliyor musunuz? Üstelik muz kabuğu bu konuda oldukça güvenli bir yöntemdir ve diş sağlığı için de faydalıdır. Muz kabuğu vitamin ve mineral kaynağıdır. Muz kabuğunun ayrıca dişleri aşındırıcı bir yan etkisi yoktur. Çünkü birçok diş beyazlatma ürününde dişleri aşındırıcı özellikler bulunmaktadır.   Muz kabuğu ile dişlerinizi nasıl beyazlatırsınız?   Öncelikle her zamanki kullandığınız...
Masajla Baş Ağrısı Nasıl Giderilir?

Masajla Baş Ağrısı Nasıl Giderilir?

Masaj vücudu rahatlatmanın yanında baş ağrısını geçirmeye de yardımcı olabilir. Üstelik bunu kendi kendinize yapabilirsiniz. Kendi yapacağınız kafa masajı ile baş ağrınızı geçirebilir veya hafifletebilirsiniz. Özellikle gerginlikten kaynaklanan baş ağrılarında aşağıdaki kafa masajı tekniği oldukça etkilidir.   1. Öncelikle ışıkları söndürün. Karanlık bir ortamda kafa masajı daha etki olur. Işıklı ortam baş ağrınızı daha kötü yapabilir. 2....

Yorumlar

E-Mail
Ad Soyad
Mesaj
Güvenlik Kodu